Salı, Mayıs 29, 2007
Posted by
Muammer Okumuş


Coca Cola tüketicelerine yaşam tarzı sunmaya çalışan çok özel bir marka. Bizde tabiki Coca Cola'yı tüketiyor ve çok seviyoruz.
Pazar günü Ankara' da yine çin yemeği için Fan Gang'a uğradık ve masaya colalarımız geldiğinde çok mutlu olduk. Bunun üzerine Coca Cola için bir kaç fotoğraf çektik. E bunu yaparken de çok eğlendik ve sizinle paylaşmak istedik.
tamamını görmek için "flickr"larımıza bakabilirsiniz
Pazar, Mayıs 27, 2007
Posted by
Muammer Okumuş


Sizlere daha önce hafta sonunu farklı kılmak için bilmediğiniz bir yerde denemediğiniz bir şeyler yapabilirsiniz önerisinde bulunmuştuk. Bu Cumartesi Didim Mavişehir de çok farklı bir gün geçirdim. Tanımadığım bir yerde hiç tanımadığım insanlarla oldum. Gün doğumunu ve gün batımını seyrettim. Bu ikisi arasındaki zamanda "Çakır Cafe" yi keşfettim. Mavişehir sahilde küçük bir yer. Ramazan Abi cafeyi 11 yıldır işletiyor. Ayşe yaz ayı eğlencesi orada çalışan İzmirli, Radyo Televizyon mezunu, İngilizce bilen eğlenceli bir kız. Özlem Ayşe'nin arkadaşı ve Didim' de yaşıyor. Bakın ne çok şey öğrenmişim haklarında...hatta Ayşe bulaşık yıkamayı seviyor ve tavlayı çok iyi oynuyor:) 5-0 yenildim ordan biliyorum. Maç bile seyrettim. Antalyaspor' un ligten düşmesine üzüldüm, Cabbar adında şirin bir köpek sevdim, kağıt oynayan yaşlıları izledim...açıkcası İstanbul'un yoğun stresli gününden çok uzakta sakin bir ege günü bana çok iyi geldi. Ayrıca bi dolu sıcak insanla tanıştım Akşam saat 20 de Didim - Ankara otobüsünde Moth ile buluşuncaya kadar. Pazar mı ne yaptık...e Ankaradaydık!
Lütfen yolunuz Didim' e düşerse gidip Çakır Cafe'yi görün. Orada ki insanları birbirine paranın değil sevginin bağladığını keşfedeceksiniz. Ayrıca güneşin batışını seyredin, fotoğraf çekin ve dinlenin.
fotoğraflar nerede sizce:)
Cuma, Mayıs 25, 2007
Posted by
Muammer Okumuş
Ve en sonunda parti de bitti. Oldukça heyecanlı ve çok yorucu bir gün oldu ancak bir o kadar da eğlendiğimizi söylemem gerekiyor. Basın toplantısı brovası, hazırlıklar, toplantı, eğlence, misafirler...Birbirinden değerli insanlar ve çok sevdiğimiz dostlarımız bizimle birlikteydi. "Moth" benimle birlikte olamadığı için eksik eğlenen ben bile keyifle şarkı söyledim ve dans ettim. Geceye Google Türkiye ofisinden Sayın Ali Yılmaz ve Mahir Erkan katıldılar. Ali Bey, Basın toplantısı sonrası Google' un yaptıdığı 23 Nisan Doodle'ının iki imzalı özel kopyasından birisini bize hediye etti. Google' un bu önemli teşekkür jestini asla unutmayacağız. Gece de bulunan ve bulunmak istemiş olan herkese bizlerde çok teşekkür ediyoruz.
Yeliz Öz bizi tanıdığı günden beri hiç yanımızdan ayrılmadan bu proje için gayret sarfetti. Planktonlarla olması bizi çok daha değerli kılıyor.
Cihan, Özgür ve Oktay a ise tüm bu proje boyunca gösterdikleri çaba için ve dostlarım oldukları için minnettarım.
Tüm fotoğraflar için tabiki "flickr" adreslerimizi tıklayabilirsiniz...
Salı, Mayıs 22, 2007
Posted by
Muammer Okumuş

Bildiğiniz gibi geçtiğimiz ay "www.googlebizelogoyapsana.com" adresi ile başlattığımız kampanya 23 Nisan'da Google'un logo yayımlaması ile başarılı bir şekilde son bulmuştu. Şimdi de bunu dostlarla kutlama zamanı. Google merkez ofisinin konu ile yakından ilgilenmesi sonrası konuyu bir basın toplantısı ile duyurmaya da karar verdik. 24 Mayıs'ta basın, farklı markalardan yöneticiler, Google sevenler, Google Türkiye çalışanları ve biz oradayız. Sonuç olarak bir tavsiye daha:) bu parti kaçmaz derim.
Hatırlatma : Giriş ücretsiz
Online davetiye için "www.googlebizelogoyapsana.com"
Pazartesi, Mayıs 21, 2007
Posted by
Muammer Okumuş
Pazar, Mayıs 20, 2007
Posted by
Adsız
Sonbaharını hiçbir şehrin sonbaharına değişemeyeceğim, taş binalarla çevrili, şu aralar yağmurlu, yazın boş, kışın soğuk ama hep hüzünlü, hep hüzünlü Ankaramın bir ziyaretçisi vardı geçtiğimiz hafta. İlk kez bu hüzünlü kente gelmenin heyecanı, damağında kalan "somon" tadı, yalnızlığına yoldaş "Anıtkabir"in bıraktığı tek damla gözyaşı, dinlenmek için oturulan cafe'nin "risk"i, eğlenmek için gidilen mekanların "zevk"i güneşin bir türlü doğmaması, dönen restorantta yenen pembe puantiyeli "hüzünlü" kekler, kahkahalarla geçen "mor" oyunlar, kahve keyfiyle sonlanan ve "Deniz" özlemiyle geçen bir Ankara turu...
Hoşgeldin Cihan...:)
Daimi konaklama yeri Dedeman'da geçirilen birkaç saatten sonra Sushi-co'da güzel bir kahvöğlen (kahvaltı-öğle yemeğini birleştirme çabam:)) yemeği yedik. Ankara'nın fazla samimi taksicileriyle tanışan Cihan, ilk kez gördüğü Anıtkabir'e gitti. Milli duygularla dolan yüreği ve gözleriyle ayrıldık Anıtkabir'den. Oysa o sırada bizim içimizdeki duygu çöpçatanlık planlarından ibaretti:) Çok çok sevdiğimiz "hani" Cebe'nin eşliğinde Puzzle Cafe'ye gittik. Uzadıkça bana sıkıntı veren işgallerle, çarpışmalarla geçen "risk" oynadık. Eski ve yeni yüzlerin karşılaşması ve tanışmasına sahne olan New Castle'da içilen biraların akabinde "annemle babam beni bekler" cümlesiyle oyun bozan ben, Moth'unu ve Cihan'ı bırakarak evime döndüm. Dönmemeyi isterdim ki; 50lik teyzelere meze olmasın bu iki delikanlı(!):)
Benim için cumartesi burada son bulurken, eğlenceyi yaşayan Moth'um "Ankara Macerası"nın pazar kısmını size anlatsın. :)
Çarşamba, Mayıs 09, 2007
Posted by
Adsız
Bireysel Emeklilik Aracıları Sınavı, Hazine Müsteşarlığı tarafından yapılan "Bireysel Emeklilik" alanında faaliyet gösteren kurumların çalışanlarının girmesi gereken bir sınavdır. Nasıl ki iş başvurularınızda diploma zorunluysa, sigortacılık mesleğinde de Bireysel Emeklilik Aracısı Lisans Belgesi zorunludur.
Peki sınavın içeriği nedir?
Hazine Müstaşarlığı'nın görevlendirdiği Emeklilik Gözetim Merkezi(EGM) tarafından hazırlanan sınav, elektronik ortamda gerçekleştirilir. 100 çoktan seçmeli sorudan oluşan sınavda yanlışlar doğruyu götürmemektedir.(Atış serbest! Ben de tutmadı, dikkat:))Sınav süresi 90 dakikadır. Sınav sonuçlarının değerlendirilmesi yine EGM tarafından yapılır.
Sınav ne zaman açılır?
Yönetmeliğe göre yılda en az iki kez açılması gereken sınav, katılımın yoğun olması sebebiyle sıklıkla açılabilir ki, hemen hemen ayda bir bu sınav gerçekleşmektedir.
Sınav hangi konuları kapsar?
Temel İşletme ve İktisat...................10
İlgili Vergi Mevzuatı..........................10
Finans ve Yatırım Araçları..................10
Genel Sigortacılık Bilgisi....................10
Temel İnsan İlişkileri ve Pazarlama....10
BE ve Sosyal Güvenlik Sistemi...........50
TOPLAM..........................................100
Sınavdan başarılı sayılmak ve Bireysel Emeklilik Aracısı olarak faaliyet gösterilebilmesi için bu sınavdan 100 üzerinden en az 65 puan almak gerekiyor. Sınav sonuçları, sınava girilen tarihten itibaren 3 gün içerisinde EGM'nin internet adresinde duyurulur.
www.egm.org.tr
En yakın e-BEAS 22 Mayıs 2007 tarihinde yapılacaktır.
Aviva Hayat ve Emeklilik çalışanları için,
Sınava iki kez giriş hakkınız var.
Sınav ücretini ilk girişinizde şirket karşılarken, ikinci girişinizde şahsen ilgili bankaya yatırıyorsunuz.
Sınavı geçen adaylar Finansal Danışman Adayı olarak yüzyüze eğitimi ve oryantasyon eğitimi almaya başlıyorlar ve bu 3 hafta süren eğitimden sonra da sahaya açılıyorlar.
Sınava girecek herkese şimdiden başarılar...
Salı, Mayıs 08, 2007
Posted by
Muammer Okumuş
Salı, Mayıs 08, 2007
Posted by
Muammer Okumuş


Alış veriş yapmanın ne kadar keyifli bir uğraş olduğunu hepimiz kabul ederiz sanırım. Hatta elleriniz kollarınız dolduysa tüm gün dolaşmış olmanıza rağmen üzerinizde tatlı bir huzurun varlığını hissedersiniz. Yeni kıyafetler, aksesuarlar, kişisel ürünler, teknolojik aletler...yeni olması yeterlidir mutlu olmamız için. Geçtiğimiz hafta sonu Ankara'da yaşadığımız deneyimde gösterdi ki alış veriş mutlu ediyor. Biz daha çok Adidas ürünlerini tercih ettik diyebilirim. Daha çok mutlu oldukta... Biliyorsunuz! alış veriş güzeldir ama sevdiğinizle alış veriş daha özeldir. Hiç yapmamışsanız mutlaka bunu deneyin. E hadi ne duruyorsunuz hala...Eğer Ankaradaysanız, Armada Adidas mağazasına uğramadan olmaz haberiniz olsun.
Not: tüm gün fotoğrafları için "flickr" larımıza bakabilirsiniz.
Pazartesi, Nisan 23, 2007
Posted by
Adsız

Be Hey Dürzü
Ne ararsın tanrı ile aramda?
Sen kimsin ki orucumu sorarsın?
Hakikaten gözün yoksa haramda,
Başı açığa neden türban sorarsın.
Rakı, şarap içiyorsam sana ne,
Yoksa sana bir zararı içerim.
İkimiz de gelsek kıldan köprüye,
Ben dürüstsem sarhoşken de geçerim.
Esir iken mümkün müdür ibadet?
Yatıp kalkıp Atatürk'e dua et.
Senin gibi dürzülerin yüzünden,
Dinden de soğuyacak bu millet.
İşgaldeki hali sakın unutma,
Atatürk'e dil uzatma sebepsiz,
Sen anandan yine çıkardın amma,
Baban kimdi bilemezdin şerefsiz!
Neyzen Tevfik
Pazar, Nisan 22, 2007
Posted by
Muammer Okumuş
Eskiler eşşeddü zaruri derler. Yani şiddetli bir ihtiyaç. Sanırım yıllardır "aşk" benim için tamda bu çerçevenin içerisinde değerlendirilmesi gerekli olan bir kavramdı. Üzerine onca kitap okuduktan, yazdıktan sonra aklımdaki aşka ulaşmanın çokta imkan dahilinde olabileceğini düşünmemiştim. Hatta küçük yaşlarda okuğum Atila İlhan şiiri "pia" aklımdan hiç çıkmadı. Erişilemez aşk ı anlatıyordu sanki "pia"...
Yıllar...evet tamda burda yıllar devreye giriyor. Aklımın bir köşesinde sanki bir golgi aygıtı gibi aslında ne işe yaradığı belli olmayan bir şekilde bekledi bu "aşk". Ne yani aşk bir gün tarif edilemez bir şansla karşıma mı çıkacaktı?!!...
Ve bir gün ayrıntılarını gördüm. İliklerime kadar hissettim..."aşk" vardı. Tamda oradaydı ve bir fırsattı. Gözleri gözlerime yapıştı önceleri. Tatlı sert içtim yudum yudum pınarından. Ağladığını farkettim. Güldüğünde saçtığı ışık gözlerimi aldı hep. Adım adım takip ettim. "İstanbul"ken aşk o zaman hep mest oldum.
Aşk vardı. Ama algılama biçimimim aşkı çok farklıydı. Aklımı helal ettim uğruna! Huzur ve mutluluğa özgürlük serptim biraz. avcuna bıraktığm yüreğime sahip çıkması tek dileğim. Ömrüm dedim "aşk"a. Ömrüm kıldım.
O'ndan O'na sığındım. "MOTH"...Anladım herşey sensin!(ağzına sağlık Yalın)
Cuma, Nisan 20, 2007
Posted by
Muammer Okumuş
Pazar, Nisan 15, 2007
Posted by
Muammer Okumuş
Pazar, Nisan 15, 2007
Posted by
Muammer Okumuş
Bu blog ta çok yakında BİZ olacağız...