Avivasa Banka Direk Satış'a geçtikten sonra yoğun bir iş temposuna girdik. Yeni yapılanma sürecinde hala yerine oturmayan taşlar artık yerini buldu. Yeni planlar oldukça avantajlı unsurları barındırıyor.
Nar Plan; minumum 130 ytl'lik katkı payıyla yönetim gider kesintisi konusunda avantajlı bir plandır. 130 ytl'nin ilk ayda 120 ytl'si giriş aidatı olarak kesilerek, sistemden çıkarken müşterileri üzmeyecek rakamlar alınacak. Bunun yanında fonlar artık Bender Portföy Şirketinde değil, Ak Portföyünde 5 ayrı fon da değerlenecek. Kampüs Plan, Eczacı Plan, Turizm Planı, Beyaz Eşya Planı ve Sabancı Çalışanı Planı da oldukça avantajlı planlar. Bu planlarda giriş aidatı kesintisi sistem boyunca hiç alınmayacağı gibi, yönetim gider kesintileride en asgari düzeyde ve aylık katkı payları minimum 50 ytl'den başlayan fiyatlarla müşterilerimize sunuluyor.
Şuan FWA da ayın sitesi olarak gösterilen ve bizim uzun zamandır takip ettiğimiz bir ajansın sitesi ff0000.com. "Red Interactive Agency" nin kurumsal sayfası olan bu site aynı zamanda oldukça yaratıcı görsel ve tekniği ile dikkat çekiyor. İlk dönemlerinde bu noktaya geleceğini tahmin etmiştim ancak bu kadar kısa sürede olacağını ummuyordum. Siteye girdiğinizde hemen bir karakter seçip, aad koyuyorsunuz. Siteyi o anda ziyaret eden kullanıcılarla anında konuşabiliyorsunuz. Bu tarz yaklaşımlar daima ilgimi çekmiştir. Açıkcası uzun zamandır üzerinde ekip arkadaşlarım ile birlikte çalıştığımız Superonline.com projesi yakında online olduğunda da bu ilgimin bir portala bile yansıdığını sizlerde göreceksiniz.
Ve her zamanki gibi bu kadarla yetinip kalanını sizin keşfinize bırakacağım.
not : Red' in çalışmalarını da incelemenizi özellikle tavsiye ederim.
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. " O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın. Ve zaten genellikle O daha az sever seni, Senin O'nu sevdiğinden. Çok sevmezsen, çok acımazsın. Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini... Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Senin değillermiş gibi davranacaksın. Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın. Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde. Paldır küldür yürüyebileceksin. İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. Gökyüzünü sahipleneceksin, Güneşi, ayı, yıldızları... Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. "O benim." diyeceksin. Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin... Mesela gökkuşağı senin olacak. İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. Mesela turuncuya, yada pembeye. Ya da cennete ait olacaksın. Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak...
İlk dönemlerinden beri takip ettiğimiz ve "gelecek vaad edenler" sıralamamızda en üstlerde bulunan iminlikewithyou.com sanırım bundan sonra çok kişinin farkedeceği bir noktaya doğru ilerliyor. Öncelikle fotoğraf albümlerinin gösterimi ve sürekli hareket eden ama sizi rahatsız etmeyen işlevselliği ile ön plana çıkıyordu. Şu an da tasarımı ve yeni eklenen özellikleri ile mutlaka üye olunması gereken bir site. Sitenin özelliklerini ve amacını her zaman ki gibi ziyaret ederek sizin öğrenmeniz gerekecek. Bizden söylemesi...
1998 Haziranında tüm harçlıklarımı toplayarak gitar almaya karar verdim. Abim "ben alırım" diyerek dışarı çıktığında, gelişini nasıl bir heyecanla beklediğimi anlatamam size. Abim geldiğinde dokunmaktan kıyamamdığım ilk gitarımın sahibi olmuştum artık. Siyah kılıfından çıkarırken o kadar özenle fermuarını açıyordum ki, sanki yeni doğan bir bebeği tutuyormuş gibiydim. İlk aşamada kendi kendime parçalar çıkarmaya başlamıştım. Ancak meraklı bir kız çocuğu olduğumdan; "ya bu üstündeki düğmeler nedir?" diye akordları çevirmiştim. Artık hiç bir sesin doğru çıkmadığını gördüğümde, abimden gitarı aldığı yerin adresini istedim. Çan Müziğe gittiğimde, yıllar boyu abi-kardeş ilişkisi yaşayacağım sevgili abim Önder Abim'le tanıştım. Gitarımın akordunu hallettiğinde beni karşısına oturttu ve "sen bu aleti çalabilirsin, ancak bu kolunda altın bileziğin olacak, senle daha farklı işler yapacağız" demişti. Anlamamıştım ne demek istediğini. Beni bir kursa yönlendirmişti. Kursumun 6. ayında bana, "piştin artık" diyerek bırakmamı söylemişti Önder Abim. Bu arada üniversiteyi kazanarak ayrılmıştım Ankara'dan. Üzülmüştü, ama "seni bekleyeceğim, senle güzel işler yapacağız" demeye devam etmişti Abim. Yıllar geçti... Üniversiteyi bitirdim, işe girdim... Yanına gittiğimde gönül kırgınlığı vardı bana. Hemen neden işe girmiştim sanki? En son Temmuz 2007'de gittim yanına. Can yoldaşı köpeği Rocky yoktu son gittiğimde. Dünyada vazgeçemediği en değerli varlıkları kızlarının yanındaydı minik Rocky. O günden bugüne hayat telaşı dedim br fırsat bulamadım Önder Abimi aramaya. Geçenlerde aklıma geldi. Yine erteledim. Bugün telefonumda iki cevapsız arama gördüm. Çok sevindim aramasına Önder Abimin, kalp kalbe karşıymış gerçekten dedim. Saat 11:00 civarı geri aradığımda sevgili kızı Senem açtı telefonunu Abimin. Şaşırmıştım. Ancak dükkanda işler yoğundur, Önder Abi de yetişememiştir, kendisini ziyaret eden kızı Senem'de telefona bakmıştır diye şimşek hızıyla polyanna fikirleri uçuştu aklımda. "Babam dün vefat etti..." Sessizlik... Müzik anlamında bana her zaman destek veren, çok istediğim akustik gitarımı bana hediye eden, müzikten soğumamam için elinden geleni yapan, ud ustam, biricik abim Önder Abim artık yok. Sölenecek çok fazla bir şey yok! Allah'tan rahmet, kızlarına da sabır diliyorum. Hepimizin başı sağolsun...
Son günlerde en çok ilgi gören bir kısa film videosu. Youtube da henüz hakettiği ilgiyi bulmuş olmasa da görmeye değer bir film! Sizlerle hemen paylaşalım istedik.
Paulo Coelho' nun son kitabı "Portobello Cadısı". Tüm kitaplarını takip ettiğimiz bu adamın son kitabı da inanılmaz izler bırakacak sizlerde...Mutlaka okumanızı tavsiye ediyoruz.
İnsanlar bir gerçeklik yaratıyorlar, sonra da kendi yarattıkları gerçekliğin kurbanları oluyorlar... (Heron Ryan)
Bildiğiniz gibi Aviva Hayat ve Emeklilik Ak Emeklilik'le %50 ortaklık payıyla 1 Kasım 2007 itibariyle birleşti. Daha önce bahsettiğim gibi, bu birleşme müşterilerimizi etkileyeceği gibi biz çalışanları da etkileyeceğini belirtmiştim. Bu birleşme nedeniyle planlarımızda değişiklik olduğu gibi şirketin iç yapısında ve işleyişinde de bir takım değişiklikler olmuştur. Bu amaçla AvivaSa'nın direk satış ekibinden yine AvivaSa'nın banka direk satış ekibine geçtim. Böylelikle Akbank'daki müşterilerin emekliliklerini yöneteceğim ve yine banka dışında da satışa devam edeceğim. Ancak işleyişindeki değişiklik itibariyle artık diğer finansal danışmanlar başka finansal danışmanların müşterileriyle de görüşebiliyorlar. Bu yeni yapılanmanın getirdiği sistemsel değişikliklerin ne kadar iyi olduğu tartışılır ancak farklı bir alana geçiş yapmış olmaktan mutluyum. Bugün iki günlük eğitimimiz sona erdi ve yarın itibariyle belirlenecek Ankara içindeki şubelerimize geçeceğiz. Yeni ve daha farklı planlar ve müşterilerimle sizi daha çok bilgilendireceğim bu konuda. Tabii Ankara 3'ten ayrılmak oldukça zordu.
İyisiyle kötüsüyle bir yıl daha atlıyoruz. Geriye döndüğümde neler yaşadım diye bakıyorum da... Her şeyi ben istediğim için yaşadığımdan, birileri istediği için hayatıma engel olmadığım için harika bir yıl geçirmişim. Bana kararlarımda her zaman yardımcı olan biricik Moth'uma çok teşekkür ederim. Dünyadaki en harika insanıyla birlikteyim. Sizin de dünyanızdaki en harika insanlarla birlikte olmanızı diler, Moth'la beraber 2008'in size mutluluk, huzur, sağlık ve bol kazanç getirmesini dileriz.
Sevgili dostum Cihan "tech4men" gibi başarılı bir blog sahibi iken yepyeni bir mecra daha kullanmaya başladı. İngilizce olarak yazdığı yeni mecrasını kendisi şöyle tanımlıyor "takip ettiğim tasarımcıları, sanatçıları, gadgetları, gözüme batanları, hoşuma gidenleri, dinlediklerimi, hayatımı paylaştığım pixel boşluğu"...
Fikirlerine çok değer verdiğim yaratıcı dostumun yeni mecrasının adı "what's going on here"
Gordium, United Plankton' un en çok sevdiği organisayon şirketi. Selim Bayındır ve ekibi bir kez daha harika bir projeye imza atıyor. 3 haftada bir İstanbulluların ve İstanbul a gelebeliceklerin kulaklarını temizlemeye yemin etmiş. Bunun içinde Ghetto da akustik konserler başlattı. İlki 11 Ocak 2008 de Levent Yüksel. Tüm konserler Ghetto'da olacak...
Bildiğiniz gibi Aviva AvivaSa olduktan sonra yapısında bir takım değişiklikler oldu ve değişimlere de devam ediyor. Direk Satış Örgütü olarak getirilen en büyük yeniliklerden biri de artık her bir finansal danışmana laptop verilecek olmasıdır. Böylelikle iki görüşme üzerinden değerlendirdiğimizi satış yöntemimizi, teke indirmiş ve satış sonrası oluşan bir çok prosedürden de kurtulmuş oluyoruz. Bunun dışında Stramar dediğimiz Stratejik Marketing Programı olmayacak. Stramar bizim referanslerımızı, aktivitelerimizi girdiğimiz ve başvurular için illüstrasyonları hazırladığımız bir programdı. Şimdiyse bu programın daha güncel hali olan CReaM'i kullanmaya başlayacağız. Böylelikle internetin olduğu her ortamda işlemlerimizi yapabileceğiz. Önümüzdeki günlerde yeni planlar hakkında da bilgi edineceğiz.
Google'ın bir kolaylığını daha keşfettim Moth'dan. Google Translate. http://www.google.com/translate_t Yazdığınız metinleri ya da cümleleri anında bir dilden diğerine çeviriyor. Arapçadan İngilizce'ye, İngilizce'den Almanca'ya, Fransızca'dan İspanyolca'ya bir çok seçenek var. Yetmedi, dünya dillerinde yazılmış olan web sayfalarını da çevirme özelliğine sahip. Şu an için tek eksiği Türkçe henüz kullanılmıyor olmasıdır. En kısa zamanda bu dil seçeneğini de getirirler umarım.
Sevgili dostumuz Yeliz Öz blogunda harika yazılar yazmaya devam ediyor. Son yazısında geçtiğimiz yılı kendisi açısından değerlendirmiş. Hepbirlikte okuyalım
"7'den 8'e yükselen bir rakamla gelen ağırlık kaç gram olur ki? gibi absürd bir başlık koydum...Belki de hissiyatımın fazla karışıklığı itti beni bu başlığa. Hemen yanılgıya kapılmayın, tabii ki bir yeni yıl yazısı bu kadar karmaşık devam etmeyecek..." devamı için tıklayınız.
Daha önce "cerenceren" adlı kullanıcının çevre kirliliği karşıtı sosyal kamyası için Flickr ı mecra olarak seçtiğini yazmıştık blogumuzda. Yine bir türk, trafik kurallarına aykırı bir şekilde trafikte bulunan araçları fotoğraflayıp eklememiz için bir grup açtı. "TRAFİK MAGANDALARI" adlı bu grup ta "arıktekin" şu cümleleri kullanıyor "trafik kurallarını çiğneyen, kuralları yanlış uygulayan, kuralları umursamayan sürücülerin, yerel yönetimlerin yanlış uygulamalarının, trafik ihlallerine göz yuman görevlilerin, fotoğraflarımız ile tüm Türkiye ile paylaşıyoruz."
Biz flickr ın sadece bir fotoğraf paylaşım sitesi olarak kalamayacağını ve dikkatle takip edilmesi gereken bir mecra olduğunu ısrarla yinelemeye devam edeceğiz. Bir çok markanın grubunun bulunduğu flickr da bizde "mavi jeans" için bir grup kurmuştuk.
Eğer fotoğraflarınızı yalnızca paylaşmak yetmiyorsa alternatif olarak siteler artık size çok farklı ve eğlenceli seçenekleri sunuyorlar. Bunlardan birisi de picturetrail.com Aşağıdaki "cube" sadece örneklerden birisi. Diğerlerini görmek için siteyi ziyaret etmelisiniz. İyi eğlenceler
Dün kendim için bir iyilik yapıp, AKM'de sahnelenen, G.Verdi ve William Shakespeare' i buluşturan ünlü tragedya "Macbeth" i seyretmeye gittim. Türk oyuncuların ve orkestra'nın seyre doyum olmayan yenetekleri eşliğinde izlediğim ve dinlediğim opera gerçekten herkesin görmesi gereken bir şölendi. Aynı zamanda dekor, dekorun kullanışı ve sahne derinliği de seyir zevkini artıran ögelerdiler.
İşin bir diğer tarafı ise AKM' de opera seyretmenin maliyetinin yapılabilecek bir çok sanat etkinliğinden çok daha makul olması.
Macbeth' in konusu ve ayrıntılı bilgi için tıklayınız.
United Plankton, Mavi Jeans adına yepyeni bir kampanyaya imza atıyor. "Kafana göre" Mavi Jeans' in yeni sloganıydı. Bizden kafanagorekutla.com' u yaratmamızı istediler. Bunu 10 gün içerisinde istemeleri dışında hiç bir sorunumuzda yoktu açıkcası. Ama siteyi açtık. Siteye girip partini oluşturuyorsun ve mavi senin adına gerçekleştiriyor. Eğer en çok oyu alırsan tabiki. E sende partinin en çok oyu alabilmesi için önce Mavi' den 50 YTL lik alış veriş yapıp kampanya kodu alıyorsun ve ardından en çok oyu almak için tanıtımını yapıyorsun. Kalanı www.kafanagorekutla.com da
Sonuçta UP nin Mavi ile birlikte yapacağı işler içinde sadece bir tanesi bu.
Son günlerde sıkça radyo ve televizyonlardan takip ettiğiniz gibi Aviva ve Ak Emeklilik 1 Kasım itibariyle %50 şirket ortaklığıyla birleşti ve yeni ismiyle AvivaSA oldu. Bu birleşmenin biz çalışanlara ve müşterilere önemli etkileri olacaktır elbette. Bu etkilerden biri de, daha önce görüştüğüm ancak bir Bireysel Emeklilik Poliçesi almak istemediğini söyleyen bir müşteri adayımdı. Çünkü kendisinin ve eşinin birer tane vardı başka bir emeklilik şirketinden. Birleşmeden önce kendisine finansal danışmanı olmadığım halde fon getirileriyle ilgili önemli bilgiler vermiştim. Sonrasında birleşme haberiyle bana ulaşan iş adamı Ali Bey, toplu parasını uzun vadede nasıl değerlendireceğini sordu bana. Ben de, kendisine AvivaSA'nın özel müşterilerine önerdiği 16.000 YTL toplu ödemeyle giriş yapılan ve daha sonra aylık ya da yıllık ödemelerle katkı payı ödeyeceği ve kesintisi olmayan Zümrüt Plan'dan bahsettim. Önceki yıllarda gerçekleşen verilerle müşteri örnekleri gösterdim. Getirilerden oldukça memnun kalan Ali Bey, artık müşterim. Kendisine hayırlı olsun dilerim.
United Plankton ekibi daha da güçlendi. Sevgili dostumuz, eski çalışma arkadaşımız Bahadır Varol artık aramızda. Birlikte çok heyecan verici projelere imza atacağımızı biliyoruz. Aramıza hoşgeldin dostum.
Çok yakında United Plankton projeleri huzurlarınız da olacak.
Stanford Üniversitesinden Prof. Dr. Amy Tiemann, yapmış olduğu bir araştırmayı CNET te konu olarak işlemiş. Elektronik alet kullanmayan çocuklarla "The Laptop Club" adında yürüttüğü araştırmada çocuklardan birisi görmüş olduğunuz Laptop' u resmetmiş. Biz çok yaratıcı bulduk. Teknoloji üreticileri teknolojiden habersiz çocuklardan çok şey öğrenecek gibi.
Google anasayfası için özel logolar tasarlayan Dennis Hwang, Türkiye'de düzenlenen “Google Bize Logo Yapsana” kampanyasının, kullanıcıların ülkelerinde özel logo yapılması için aktif olarak lobi yaptığı ilk ve tek kampanya olduğunu kaydetti.Haberin devamı
Konu ile ilgili Burak Büyükdemir' in sevgili Cihanla yaptığı söyleşi oldukça keyif verici. Burak Büyükdemir' in "Evden Çalışmak" adlı blogunda yayımladığı söyleşiyi bizde hemen yayımlamak istedik.
Bu video da gördüğünüz görüntüler gerçek. 3 türk gencinin yazdığı bu oyun dünyadaki ilk "Türkçe" oyun olma özelliğini taşıyor. Yarın satışa sunulacak olan oyunun satış fiyatı 50 YTL olarak belirlenmiş. Güzel olan ise ilk kez bir oyunu Avrupadaki fiyatından daha ucuza satın alabilecek olmamız. Konunun ayrıntıları internette çok yerde anlatıldığı için bu kadar yazmakla yetineceğiz. Bu gençleri tebrik ediyoruz.
Aşk, mutluluktur. Yapmaya cesaret edemediğin ya da öncesinde hiç düşünmediğin şeyleri yapmak için kahraman ilan edilebileceğin bir duygudur. Amacım aşkın tarifini yapmak değil, aşkımı anlatmak. Benim kahramanımı anlatmak... Ne çok övünürsem övüneyim, asla yere göğe sığdırımadığımı anlatmak. Bir tesadüftü karşılaşmamız, ilk el sıkışmasıyla başlayan bir düştü. Hiç olmayacak gözüyle baktığımda bile, umudun yitirilmemesi gerektiğini öğretendi. Çok koştuk, çok yollar katladık, yavaşlamadık hiç, onca engele rağmen sadece birbirimize sarılmayı öğrendik. "Kimse olmasa bile ben varım"ları kullandık. Zor zamanlar vardır ya, kimseyi yanında istemediğin, yüreğin sürekli Ankara kasım ayı gibi bulutlu, depresif halde; tek rengin olur o senin. Sevgi, zaman ve emek ister, zaman aralarını doldurmak değil. İnanç ve güven ister, saygıda kusur edilmemesi için. Şefkat ister, yeri dolmayacak bu duygunun sürekliliği için. Gölgesinde dinlendiğim bir ağacım olsun istedim hep; sırtımı dayayıp kimi zaman çenebazlaşayım, kimi zaman sessizliğime ortak olsun, elimdeki çakımla yonttuğum dalına, şekil vermemde yardımcı olsun, meyveleri konusunda cömert olsun, o kadar çok dalı olsun, o kadar çok yıllanmış bir gövdesi olsun ki, hiç bir rüzgar sallamasın. Mevsimsel yaprakları düşsün, ancak hep yenileri açsın, kökü o kadar derinde olsun ki, kendinden sonrakilere bile hayat versin. Ben bulduğumu sanmıştım ağacımı... Ya siz?
Marketallica olarakta bildiğiniz çok değerli dostumuz Özgür Alaz yeni bir projeye daha imza attı. Çok fazla işinin olduğu bir zamanda anlamkat.blogspot.com ' u hayata geçirdi. Anlamkat sosyal projeleri değerli katılımcılar ve markalarla hayata geçirmeyi amaçlayan harika bir blog. Bize düşen elimizden gelen tüm desteği vermek. Fikrim var veya yeteneğim var diyen herkese açık olan blog ürettiği sosyal fayda sağlayan projelere markaların ilgisini çekmeyi amaçlıyor. Böylece online bir vakıf kurmuş oluyor sayılır bizce. Başarılar diliyoruz.
United Plankton ve Mothandmoth olarak yanındayız Özgür....
Geçtiğimiz hafta terör saldırılarıyla mateme bürünen Türkiye, bugün tek bir yolda birleşti. Saldırılar üzerine daha bir coşkuyla kutlandı Cumhuriyet Bayramı. Biz de mothandmoth olarak Anıtkabir'i ziyaret ettik. Oldukça kalabalık olan Anıtkabir, devlet büyüklerinin yanında yüzlerce sivili de ağırladı. Biz de Mustafa Kemal Atatürk kabrinin önünde duamızı ettikten sonra gönderde dalgalanan bayrağa bakarak ayrıldık. Bu şerefli günü, gururlu ama buruk bir bayram olarak hatırlayacağız...
Testere serisinin son filmini de Mothandmoth olarak hemen seyrettik. Ankara' da 28 Ekim de izlediğimiz 4. filmi serinin diğer filmleri kadar beğendik. Oldukça etkileyici bir senaryoya sahip olduğunu düşündüğümüz filmi, serinin 3. bölümünü seyretmeyenlere tavsiye edemeyeceğiz. Film, senaryosu dışında bizce çok önemli bir mesajada sahip. 3. filmi seyretmiş olanların mutlaka görmesi gerekiyor deriz. İyi seyirler...